İ. Ü. T. B, Gençlik Tiyatrosu oyuncuları, N. Richard Nash’in “Yağmurcu” oyununu sahnelerken (Şubat 1957)

SEK100.0SEK800.0

Kimliği bilinmeyen bir fotografçının çektiği 12 fotografın 5 x 5 cm boyutundaki negatif filmlerinden yüksek çözünürlükte taranmış görselleri.

Fiyatlandırma her bir görsel için ve değişik işlevlere göre düzenlenmiştir. Alacağınız her fotograf için ayrıca satın alma işlemini yapmanız ve her seferinde hangi fotografı istediğinizi “Ek bilgi” kısmına yazarak belirtmeniz gerekmektedir.

Görsellere dair açıklamalarımızı, sayfayı aşağı kaydırarak okuyabilirsiniz.

Clear

Share

Email

Açıklama

“…Erhan Dilligil’e babası, “sahneye oyun koy sen de,” demiş. Erhan Dilligil de, o zaman çok modaydı, Devlet Tiyatrosu’nda başarı kazanmış bir oyun varsa, o oyun 3 – 4 hafta sonra İstanbul’a gelirdi, meşhur Kenter daha yeni konservatuarı bitirmiş, ilk oyun olarak Yağmurcu‘da Jimmy’yi oynuyor, Erhan Dilligil de beğenmiş oyunu, taklit etti demesinler diye oturmuş oyundaki bütün mizansenleri tersine çevirmiş. Yani adam arkası dönük konuşuyorsa, onu seyirciye çevirmiş filan… Üstelik, İstanbul’da da Küçük Sahne’de Münir Özkul, Sadri Alışık oynuyorlar Yağmurcu‘yu. Neyse, böylesi değiştirilmiş bir reji ile, zaten popüler olduğu bir zamanda, biz Yağmurcu‘yu oynasak ne olur, oynamasak ne… O oyunda Senih Orkan var, ben varım. Ben mesela, büyük cesaretle sen oynayacaksın dediler Jimmy’yi bana. Münir Özkul’un ve de meşhur Kenter’in oynadığı bir oyun. Ayıptır söylemesi, haftada başladık beş gün oynamaya yani profesyonel tiyatro gibi, her akşam tıka basa doluyor Halkevi Salonu. Bu durum da hoşumuza gidiyor, tabii amatör olup da böyle bir başarı kazanmak…
– Duyunca ne yaptılar peki?
– Sadri Alışık geldi seyretti. Haberimiz yok bizim. 300 kişilik filandır o salon, tıka basa doluyordu. Rauf Tamer de sınıf arkadaşım, bir taraftan da gazetecilik yapıyor, oturdu benim oyunumla ilgili makale yazdı. Mesela Vasıf Öngören geldi bir gün…”

(Gençlik Tiyatrosu üzerine belgesel hazırlayan yönetmen Nurgül Bayram’ın Can Kolukısa ile yaptığı yayınlanmamış söyleşiden)

“…Ülkemizde bir Devlet Tiyatrosu bir de İstanbul’da Şehir Tiyatrosu vardır. Bu tiyatroların tutumları bellidir. Ne olursa olsun halkı hoşnut bırakacak, halkı çekecek oyunlar koymak sah­neye.. Bu tiyatrolar ve seyircileri belli bir noktaya, belli bir seviyeye kadar gelmişlerdir. Daha yukarıya çıkamazlar. En yeni oyunları, avantgard’ı veremiyeceklerdir bize… Örne­ğin bir Ionesco, bir Brecht oynıyamazlar. İşte ülkemizdeki amatör tiyat­ronun önemi burada çıkıyor ortaya. Profesyonel tiyatroların geldikleri noktanın üzerine çıkabilmek, avantgard’ı verebilmek. Onların asıl an­lamları da bu noktada çıkıyor ortaya zaten. Yoksa amatör tiyatrolar oynıyacaklan oyunları bir Devlet Tiyat­rosu’nun repertuarında aradıktan son­ra, kurulmasını sevinçle karşıladığı­mız bu toplulukların ne anlamları kalır ne de önemleri..

Gençlik Tiyatrosu’nun “Yağmur­cu” gibi bir oyunu oynaması gerçek­ten üzücüdür. “Yağmurcu“, güçlü bir oyun. Ne var ki bu oyun bizim ülke­mizde, ancak Devlet Tiyatrosu’nda oynandığı kadar güzel olabilirdi. Biz Gençlik Tiyatrosu’nu Devlet Tiyatro­su’yla kıyaslayacak değiliz. Ama Dev­let Tiyatromuzda eksiksiz oynanmış bir oyunu, onlar kadar iyi oynanamıyacağı biline biline tekrarlamak ne­den?.. Repertuar yönünden Devlet Tiyatrosu’nun girdiği sınırlar içine girmek neden? Bir amatör tiyatro­nun ufukları çok daha geniştir. Ül­kemizdeki bir gençlik tiyatrosu, Dev­let Tiyatrosu’nun oynamadığı, oynıyamıyacağı oyunları getirmelidir sah­nelerimize.. Bu gerçeği kavrıyamamış. Gençlik Tiyatrosu’nun yönetmen­leri. Ve bu yüzden “Yarın Başka olacaktır”da gördüğümüz Gençlik Tiyatrosu’ndan bu yana geçenlerde “Yağmurcu” ile gördüğümüz Gençlik Tiyatrosu’nda üzücü bir düşüş var. Hatırladığıma göre sanat tutumunda hiçbir yeni yönü olmayan Samim Kocagöz’ün “Sayılı Günler” adlı de­nemesini oynamışlardı. Bu da görev­lerini kavrıyamamış olmalarından geliyor.. Bir Teknik Üniversite Ti­yatrosu neden başarılı olabiliyor. Bir Ionesco, bir Rice oynuyorlar, bir Ali Bey’deki fantaziyi yakalıyabiliyorlar da ondan. Haldun Dormen’in başarı­sındaki neden de önce bu değil mi? Nihayet Federasyon Tiyatrosu “Kor­ku” gibi bir oyunu Devlet Tiyatro­su repertuarından çekip almakla fes­tivalin en başarısız topluluğu olmaya daha başlangıçta adaylığını koymuş olmuyor muydu?..
Tiyatronun amatör adamı, dikkat!…”

(Güner Sümer, Oyun Dünyası, Aylık Tiyatro ve Sinema Sanatı Dergisi, Sayı 1, Mart 1957 pdf, sayfa 8)

…Meselâ, Senih Orkan! Artık iyice tanınmış (Yağmurcu) piyesindeki başrolde Senih Orkan’ı görünce heyecandan yerimde oturamadım.

“…Aynı oyunda ilk defa gördüğüm Can Kolukısa, iktisat Fakültesi öğrencisi olmasına rağmen gerçekten bir tiyatro adamı… Suphi Kaner, canlı, cömert jestleri, çok zengin mimikleri, temiz diksiyonu, deklemasyonu ile rahat rahat oynıyabilecek; pişkin, usta, cevval bir artist…”

(OLCAYTO (1958), aktaran “Ucuz Tarih” web sitesi.)

“…Gençlik Tiyatrosu (Rüyaların anahtarı Jülyet) ve (Yağmurcu) yu oyna­dı…”

(İstanbul’da tiyatro mevsimi, Melih Vassaf, Oyun Dünyası, Aylık Tiyatro ve Sinema Sanatı Dergisi, Sayı 2-3, Nisan-Mayıs 1957 pdf, sayfa 10)

 

Ek bilgi

Archives

, ,

Yorumlar

Henüz bir yorum yok.

İlk yorum yazan siz olun “İ. Ü. T. B, Gençlik Tiyatrosu oyuncuları, N. Richard Nash’in “Yağmurcu” oyununu sahnelerken (Şubat 1957)”

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*