Fenerbahçe tutkunu Adnan Şenses maç izlerken ve Şeytan Rıdvan’la (Dilmen) aynı masada…

SEK95.0SEK475.0

18 x 13 cm. ölçüde basılı fotograf kartlarından 1200 dpi çözünürlükte taranarak elde edilmiş basılmaya hazır iki dijital görsel.

 

Clear

Share

Email

Açıklama

Adnan Şenses, (21 Ağustos 1935, Bursa – 25 Aralık 2013, İstanbul), Türk sanat müziği şarkıcısı, besteci, söz yazarı ve oyuncu.

İlkokula Ankara İsmet İnönü İlkokulu’nda başlayan Adnan Şenses, tahsilinin devamını İstanbul’a taşındıkları Karagümrük İlk ve Ortaokulu’nda tamamladı. Ailesinin isteği üzerine marangozlukla ilgilenen Şenses, 1956 yılında çevresinin sesine verdiği ilgi doğrultusunda müzik hayatına atıldı. İlk musiki derslerini Suzan Yakar Rutkay’dan aldı.

İlk önce Ankara Radyosu’nda çalışan Şenses, 16 yıl burada hizmet etti. Ardından, ünlü gazinolarda çalıştı, 47 filmde başrol oyuncusu olarak görev aldı. Maksim Gazinosu’nda Zeki Müren ve Bülent Ersoy’dan sonra assolistlik yapan ilk sanatçılardandır. Sayısız plak ve birçok albüm yayımladı. Aynı zamanda çoğu albümünü de Almanya’da yayımladı. Tövbeler Tövbesi, Sabır Duası, Çok Üzgünsün Arkadaş, Doldur Meyhaneci, Neden Saçların Beyazlamış ve Kadehi Şişeyi Kırarım gibi Türk müziğinin birçok eserini ilk kez kendisi seslendirmiştir. 2013 yılında Sezen Aksu’nun hediye ettiği “Bekleyemedin mi?” ve “Kaybolan Yıllar” isimli şarkılarının da bulunduğu “Adnan Şenses Bir Efsanedir” albümünü yayınladı.

Mide kanseri nedeniyle tedavi altında bulunan Adnan Şenses, 25 Aralık 2013 tarihinde, tedavi gördüğü hastanede solunum yetmezliği sebebiyle hayatını kaybetti. Cenazesi Teşvikiye Camii de kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi.

Rıdvan Dilmen (d. 15 Ağustos 1962, Nazilli), Türk futbolcu ve teknik direktör, futbol yorumcusu.

15 Ağustos 1962’de, Aydın’ın Nazilli ilçesinde Mehmet Lütfü Bey ile Makbule Hanım’ın dördüncü ve son çocukları olarak dünyaya gelen Dilmen, spora atletizmle başladı, daha sonra futbola yöneldi. Küçük yaşına rağmen, mahalle takımlarının aranan ismiydi. Gazoz ve şekere karşılık, mahalle arası transfer olduğu söylenir. Mahalle maçlarında herkes kendine bir futbolcunun adını yakıştırırken, o Fenerbahçe’li Cemil Turan’dı. Küçük yaşlardan itibaren Fenerbahçe taraftarı olduğunu saklamayan Dilmen, sarı-lacivertli takımın maçlarını izleyebilmek için, İzmir’e otostop yaptığını belirtir. 12 yaşındayken, babasını kaybeden Rıdvan’ın ağabeyi Ercüment, ailenin geçimine katkıda bulunmak için Denizlispor’da bir süre futbol oynamıştır.

Şeytan lakaplı Rıdvan Dilmen 13-14 yaşlarında, mahalle arasında oynarken keşfedilmiş ve daha sonra Nazilli Sümerspor’da futbola başlamıştır. O sezon takımı yenilgisiz şampiyon olmuştu. Daha sonra, Muğlaspor, Rıdvan’ı transfer etmek istedi ancak kulübü bu öneriyi geri çevirdi. Sonunda, 25 futbol topu karşılığında, Muğlaspor antrenörü Kemal Dirikan tarafından transferi gerçekleşti.

Rıdvan’ın oynadığı sezon Muğlaspor, amatör ligden ikinci lige çıktı. Dirikan’ın “Şeytan gibi bir zekan var” sözü, Rıdvan’ın hala anıldığı “Şeytan” lakabının temeli oldu. Muğlaspor’da oynadığı futbolla büyük takımların dikkatini çekmeye başlayan 19 yaşındaki Dilmen, sezon sonunda birinci lig takımı Boluspor’a transfer oldu. Takım ilk maçını, Fenerbahçe Stadı’nda, Fenerbahçe’yle, ikinci maçını da Galatasaray’la oynadı.

1-1 biten maçın ertesi günü, Dilmen’in adı, Ziya Şengül, İslam Çupi gibi yazarların köşelerinde geçiyordu ve hakkında yapılan yorumlarda “Türkiye’de bir yıldız doğuyor. Gelecek hafta Boluspor – Galatasaray maçında Rıdvan’ı mutlaka izleyin!” ifadeleri kullanılıyordu.Bir hafta sonra Boluspor’un Galatasaray’a 2-1 kaybettiği maçta, takımının tek golünü kaydeden Rıdvan, aynı akşam açıklanan millî takım kadrosunda yerini aldı.

İki yıl Boluspor’da oynayan ve sonra Sarıyer’e transfer olan Dilmen, dört yıl da Sarıyer forması giydi.[1987-88 sezonu sonunda Fenerbahçe’ye transfer olan futbolcu, kendi deyimiyle ‘hayallerini gerçekleştirdi’.

1988-89 sezonunda, kariyerinin zirvesine çıkan Dilmen’in takımı Fenerbahçe, 103 gol atarak şampiyon oldu. Aykut, Oğuz, Hakan, Schumacher gibi oyuncuların bulunduğu takımda, Dilmen, 19 gol atıp, 41 gol attırarak, şampiyonlukta büyük rol oynadı.

1989 yılında, İtalya’nın Udine kentinde oynanan Brezilyalı ünlü futbolcu Arthur Zico’nun jübile maçında ilk yarıda Dünya Karması formasını giydi, Dünya Karması, Brezilya millî takımını 2-1 mağlup etti. Rıdvan Dilmen, Dünya Karması’nın ilk golünün hazırlayıcısı oldu.

1989-90, Rıdvan şanssız bir sezon geçirdi. Trabzonspor’un Yugoslav oyuncusu Miodrag Ješić’in tekmesiyle sağ ayağı sakatlanan Rıdvan’ın, futbol hayatı dalgalanmaya başladı. Dört kez dizinden ameliyat olan Dilmen’e doktorları altı ay oyun yasağı koymasına karşın, üç ay sonra sahalara döndü. Ancak bu erken dönüş, sakatlığının bir türlü iyileşmemesine yol açtı. 1991’de, Galatasaray maçında sol omzu kırılan Rıdvan, yine uyarılara kulak asmadı ve İzlanda – Türkiye millî maçına çıktı. 90. dakikada omzu aynı yerden bir kez daha sakatlandı. Eskiye dönmek için çaba harcayan Rıdvan’ın şevki, tekrarlayan sakatlıklar ve nükseden ağrılar yüzünden kırıldı. Taktik zekası ve oyun kabiliyetiyle göz dolduran Rıdvan, sonraki dönemde sınırlı sayıda maç oynayabildi. 1994’te, Ali Şen’in başkanlık yaptığı Fenerbahçe’yle, karşılıklı olarak yollarını ayırdı.

Rıdvan Dilmen, Dünya Karması’nda Camp Nou’da genç yıldızlar Zinedine Zidane ve Xavi Hernandez’in kaptanı sıfatıyla oynamıştır.

Maç takviminin uyuşmaması yüzünden, jübilesi üç kez ertelenen Rıdvan, 31 Ocak 1996’da, -7 derecelik bir havada jübilesini yaptı. Soğuk yüzünden, sadece 1982 seyircinin bulunduğu maçta gol de attı ve futbol kariyerini, 81’si Fenerbahçe’de olmak üzere, toplam 152 golle tamamladı. 29 kez Türkiye A millî takımı forması giyen Rıdvan, bu formayla da, 5 gole imzasını attı.

Teknik direktörlük kariyeri
Futbol hayatına teknik direktörlükle yeni bir sayfa açan Rıdvan, Vanspor, Konyaspor, Altay, Karşıyaka, Adanaspor ve Fenerbahçe’de teknik direktörlük yaptı.

1996-97 sezonunda Ali Şen’in isteğiyle Fenerbahçe’de menajerliğe geçti. Sezon sonunda görevine son verildi, daha sonra TV programlarına yorumcu olarak katıldı. 1998-99 sezonunda Türkiye 2. Futbol Ligi’nde Vanspor’un başına geçti, Van ekibini şampiyon yapıp Süper Lig’e taşıdı. 1999-00 sezonunda Fenerbahçe’nin başına getirildi. Fakat namağlup olmasına rağmen Fenerbahçe’nin UEFA kupasından elenmesi sonucunda görevini bıraktı.

Daha sonra Altay ile anlaştı. Burada da yükselme maçlarında Altay’ın başarılı olamaması sonucunda görevinden ayrıldı.

2001-02 sezonunda anlaştığı Adanaspor’dan da ayrılmak zorunda kalan Rıdvan Dilmen; 2003 yılında Bank Asya 1. Lig A klasmanında yer alan Karşıyaka’da teknik direktör olarak görev aldı. Fakat Karşıyaka’da başarılı olamadı.

Yorumculuk kariyeri
NTV Spor’daki %100 Futbol programında yorumculuk ve Sabah gazetesinde köşe yazarlığı görevine devam eden Rıdvan Dilmen aynı zamanda Fanatik gazetesinde İddaa tahminleri yapmaktadır. Zaman zaman da UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki önemli maçları Star TV’de yorumlamaktadır. 1 Ağustos 2010 tarihinde Sabah gazetesine geçmiştir.

Futbol dışındaki hayatı
Yönetmenliğini Ali Taner Baltacı ve Cem Yılmaz’ın üstlendiği 2008 filmi A.R.O.G’da rol aldı. 20 Mayıs 2016 tarihinde kaleme aldığı ‘Önce Okurlarım…’ başlığını taşıyan köşe yazısında hasta olduğunu belirterek, okurlarından dua istedi. Aynı gün ‘Lenf kanseri’ olduğu kamuoyuna yansıdı.

Fenerbahçe Spor Kulübü ve spor camiasının pek çok ismi Dilmen’e ‘geçmiş olsun’ mesajları yayınladı.

Sabah gazetesindeki köşe yazısında hasta olduğunu kamuoyuna duyuran Dilmen, sonraki hafta içinde Liv Hospital’da ameliyat oldu. Ameliyatın ardından yapılan açıklamada, Dilmen’in sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Kaynak: Wikipedia

Ek bilgi

Archives

, ,

Yorumlar

Henüz bir yorum yok.

İlk yorum yazan siz olun “Fenerbahçe tutkunu Adnan Şenses maç izlerken ve Şeytan Rıdvan’la (Dilmen) aynı masada…”

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*